Bayramın Sessiz Hali


 Sabah uyanıyorum.

Bugün bayram.

Ama sadece takvimde.


Çocuklar okulda, eşim işte.

Ev sessiz.

Kahvemi alıyorum, mutfağın camına yaslanıyorum.

Dışarısı sıradan bir gün gibi…

Ama içimde bir şey eksik.


Sosyal medyada herkes bayramda.

Sofralar, sarılmalar, aile fotoğrafları…

Ben ekranı kaydırıyorum, hem yakın hem uzağım.

İçimden geçiyor: “Eskiden bayram böyle miydi?”


Çocukken farklıydı.

Herkes evdeydi.

Kahvaltı masasının üstü dolu, evin içi ses doluydu.

Şimdi bayram sabahı; sadece ben, kahve ve biraz özlem.


En çok da artık arayamadığım sesleri özlüyorum.

Bayramlarda ilk aradığımız kişiler şimdi sessiz.

O eksiklik, bugün daha ağır.

Bayram sadece kutlama değilmiş meğer, devam eden bağların simgesiymiş.

Kopunca, insan yarım kalıyormuş.


Gurbetle, zamanla, kayıplarla… bayramlar şekil değiştiriyor.

Ve evet, bazı bayram sabahları yalnız geçiyor.

Ama bu da hayatın başka bir hali.


Biliyorum ki ben gibi hisseden çok insan var.

Kalabalıklar içinde bile yalnız hisseden, o eski sofraları özleyen, “bugün ne pişirsem” derken annesinin böreğini hatırlayan…


Bayram artık başka.

Ama belki de bu “başkalıkta” yeni bir anlam var.

Sessizliğin içinde, küçük bir tebessümde, çocukların akşam gelip “bugün bayram mıydı?” deyişinde…


Belki bu da bir bayramdır.

Daha sade. Daha içten. Daha bizden.




Bu yazıyı bir bayram sabahı, herkes dışarıdayken yazdım.

Belki senin de içinden geçenlerle benzer duygular taşıyor.

Bil ki yalnız değilsin. Ve bu da bir bayram hali. 🌙


Yorumlar

Popüler Yayınlar