Hayaller, Göçler ve Direnç: Bir Kadının Yolculuğu
Bugün size, hayatın her köşesinde mücadele ederek, vazgeçmeden yürümüş bir kadının hikâyesini anlatmak istiyorum.
Benim hikâyemi.
26 yaşında, cesaretimi toplayıp Türkiye’den Fransa’ya doğru yola çıktım.
İlk durağım Paris’ti. Hayallerin şehri…
Elimde sadece üniversite diplomam, yüreğimde ise sonsuz bir umut vardı.
Kolay olmadı.
Fransa’da tam yedi farklı semtte yaşadım. Her defasında yeni bir hayat kurdum, her defasında yeniden başladım.
Üç çocuk büyütmek, yabancı bir dil öğrenmek, çalışmak ve ayakta kalmak…
Hepsini aynı anda yürütmeye çalıştım.
Üniversite mezunu olarak geldiğim Fransa’da, önce yaşlı bakım alanında çalıştım.
İnsanların hayatına dokunmanın, onlara destek olmanın ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim.
Ardından restoran eğitimi aldım.
Kendi ellerimle sıcak ekmekler pişirdim, tereyağına bandığım taze ekmeklerin kokusunda hayatın küçük mucizelerini buldum.
Bütün bu yoğunluğun içinde kendimi hiç unutmadım.
Her zaman güzelliğimi korumaya, fit kalmaya, hem bedenimi hem ruhumu canlı tutmaya çalıştım.
Çünkü insanın kendine olan sevgisi, her şeyin başlangıcıydı.
Ve şimdi…
Yeni bir yolculuğa daha çıkıyorum: Fransa’dan İsviçre’ye göç ediyorum.
Çocuklarım için, onların daha iyi bir eğitim alması, daha güzel bir hayat kurmaları için.
Onların büyüdüğüne, geliştiğine şahit olmak, bu uzun yolculuğun en büyük ödülü.
Hayat bana öğretti ki, hiçbir zorluk sonsuz değil.
Her yeni başlangıç, içinde binlerce umut taşıyor.
Yeter ki sabredelim, çalışalım ve kalbimizdeki ışığı söndürmeyelim.
Ben başardım.
Ve inanıyorum ki;
Siz de başarabilirsiniz.
Hayat, cesur olanları her zaman ödüllendirir.



Yorumlar
Yorum Gönder